PKU Nedir ?

Fenilketonüri (PKU) hem anne hem de babadan genler yoluyla geçen kalıtsal bir amino asit metabolizma bozukluğudur.

Bu metabolizma bozukluğu, karaciğerdeki bir enzimin eksik çalışması ya da hiç çalışmamasından kaynaklanır.

Amino asitler proteinlerin yapıtaşıdır, yan yana farklı kombinasyonlarla gelerek farklı proteinleri oluştururlar. Fenilalanin ve tirozin bu amino asitlere örnek olarak verilebilir.

Bu metabolizma bozukluğu ile doğan çocuklar, fenilalanin amino asidini başka bir amino asit olan tirozine dönüştüremezler. Bu dönüşümü sağlayacak olan fenilalanin hidroksilaz enzimi bu hastalarda yetersiz üretilir veya hiç üretilmez. PKU’lu bireylerde tirozine dönüştürülemeyen fenilalanin kanda ve vücudun çeşitli dokularında birikir. Biriken fenilalanin geri dönüşümsüz ve ilerleyici beyin hasarına neden olur. Bu metabolizma bozukluğunun yenidoğan tarama testi ile tanısı mümkündür.

Türkiye fenilketonüri’nin en sık görüldüğü ülkeler arasındadır. Her 6228 çocuktan birisi PKU’lu olarak doğmaktadır. (T.C. Sağlık Bakanlığı, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, 2016) Ülkemizde her 20 - 25 kişiden biri bu hastalığın taşıyıcısıdır. Bu sebeple de ülkemiz, fenilketonüri hastalığının görülme sıklığı ve sahip olduğu hasta popülasyonu açısından dünyada 1. sırada yer alır. Bu oranın yüksek olması akraba evliliklerinin sıklığı ile ilgilidir.

Bir Bebek Nasıl PKU’lu Olur ?

Tüm genetik bilgilerimiz genlerimizde saklıdır. Genler, ailelerimizden aldığımız ve taşıdığımız tüm bilgiler olup aynı formüller gibi, saç ve göz rengimizden tükettiğimiz besinleri parçalayan enzimlerin yapımına kadar her şey hakkında bilgi verirler. Tüm bu genetik bilgi anne babamızdan geçer.

Hücrelerimizde her genin iki kopyası bulunmaktadır. Bir kopya annemizden diğeri ise babamızdan bize kalıtım yoluyla geçer. Hastalığın bilgisi böylece anne ve babadan genler aracılığı ile bebeğe aktarılır. PKU hastalığında bu genlerden ikisi de hastalıklı olmaktadır. Tek bir tane işlevini yapmayan gene sahip bireyler taşıyıcı olarak adlandırılırlar. Eğer anne ve baba PKU taşıyıcısı ise yeni doğmuş bebekleri PKU’lu olabilir. Taşıyıcı anne ve babadan PKU’lu çocuk doğma riski %25’tir(1/4).

Fenilalanin Nedir ?

Diyet beş temel besin öğesinden oluşmaktadır; protein, yağ, karbohidrat, vitaminler, mineraller. Diyetimizde gereksinimimiz olan proteinin büyük bir miktarını sağlayan besinler et, balık, tavuk, yumurta, süt ve peynirdir. Tahıllar, buğday, pirinçte de bir miktar protein bulunmaktadır.

Tüm bu proteinler amino asit olarak belirtilen yapıtaşlarından oluşmaktadır. Amino asitlerin birleşmesinden proteinler oluşur. Birçok farklı türde amino asit vardır. Bu nedenle protein içeren besinler birbirinden farklı yapıda bulunmaktadırlar. Örneğin; proteinler bitkisel ve hayvansal kaynaklı olmak üzere ikiye ayrılır.

Et, süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi hayvansal kaynaklar vücutta daha iyi kullanılırlar ve içerdikleri fenilalanin miktarları yüksektir. Dolayısıyla PKU’lu çocukların bu besinleri tüketmeleri sakıncalıdır.

PKU’lu Çocuklarda Yüksek Fenilalanin Neden Riskli ?

Et, süt gibi proteinli besinler yenildiğinde midede sindirim başlar. İlk basamak proteinleri oluşturan amino asitleri birarada tutan zincirlerin kırılmasıdır. Normal bir beslenme şeklinde yeterince amino asit vardır ve her bir amino asit fenilalanin dahil olmak üzere kan dolaşımına geçer ve farklı amaçlar için kullanılır. (Doku onarımı, büyüme gibi) Bu çocuklarda ise bu amino asitlerin büyük bir miktarı özellikle fenilalanin büyüme için kullanılmaktadır.

Büyüme ve doku hasarından arta kalan amino asitler enzim olarak adlandırılan özel kimyasallarla diğer maddelere dönüştürülürler. Her bir amino asit bir diğer maddeye dönüşmek için kendine özgü enzime gereksinim duyar. Normalde fazla fenilalanin, fenilalaninhidroksilaz enzimi ile bir diğer amino asit olan tirozine dönüşür. Tirozin, vücutta hormonlar, beyin için kimyasal alıcılar ve kahverengi melanin pigmenti (saç rengi ve deriye renk veren madde) gibi önemli maddelerin yapımı için gereklidir. Fenilketonüri hastalarında fenilalaninhidroksilaz enzimi olmaması veya yetersiz olması nedeniyle fenilalanin önemli bir amino asit olan tirozine çevrilemez.

Bu durum kanda yüksek fenilalanin yoğunluğu, tirozin ve tirozinden yapılan bazı önemli kimyasalların eksikliği ile sonuçlanır. Kan ve dokularda yüksek fenilalanin düzeyi oluştuğunda biriken fenilalaninin bir kısmı fenilketonlar (fenilasetikasit, fenillaktik asit, fenilpirüvik asit) olarak adlandırılan maddelere dönüşebilir ve idrarla atılır. Bu durumda idrarda fenilketonlar saptanır ve idrarda fenilketonların bulunması da Fenilketonüri olarak ifade edilir.